Anasayfa / Gezi Rehberi / Ziyaretler / Seyyidna El Ğırabe Ziyareti

Seyyidna El Ğırabe Ziyareti

Seyyidna El Ğırabe Ziyareti

Öyle bir yerdeki bu ziyaret gitmeniz için onlarca dağın kavislerini geçmeniz gerekmekte. Ziyaret St Simeon Manastırının biraz yakınında bulunur. Zaten Ziyaretin St Simeon manastırıyla yakından ilgisi olduğunu aşağıdaki hikayede anlatacağız. Sizleri fazla bekletmeden böylesi güzel bir manzarada duyduğumuz hikayeleri ve görselleri paylaşalım.

Öncelikle St Simeon Manastırından bahsedelim; Stilitler tarikatının kurucusu Saint Simeon Stilit (İ.S.389- 459) olarak kabul ediliyor. Kilikya ile Suriye’nin birleştiği sınır bölgede doğan ve genç yaşta Antakya’da yaşamaya başlayan Simeon bir manastırda aldığı temel din eğitiminden sonra kendini kentin dışında bir hücreye kapatır. Burada 3 yıl yaşadıktan sonra kentin yakınında bir dağa çıkarak, burada kendini bir kayaya zincirler ve çevresine çizdiği bir çemberin dışına çıkmadan yaşamaya başlar. Sabrı, dayanıklılığı, inancı kısa zamanda duyulur ve Hıristiyanlık dünyasının her yanından hastalar, dertliler, çaresizler Simeon’a akın etmeye başlar.

St Simeon artık ünlüdür ve mekanı duyulmuştur. Aradan geçen yüzyıllar sonrasında İslamın gelmesiyle o bölgede bir adam belirir ve kimse nerden geldiğini ne yaptığını ne işle uğraştığını bilmez. Ona Ğırabe adı ile seslenirlermiş. Rahiplerin St Simeon manastırında herkesin katıldığı pazar gününde ibadet ettikleri sırada Papaz içeri girer ve içeri girmesiyle burnunun aldığı farklı bir koku ile şöyle der;

Aranızda bir yabancı var.

Bu kelime aslında yabancı birinin aralarında olduğu ve yabancının buradan çıkartılıp öldürülmesi anlamına gelmektedir. Çünkü her inanç kesiminde suikastlar kaçınılmazdır ve suikastçı varsa tehlike de vardır.

Bunun korkusuyla tüm rahipler ve din adamları yabancıyı aramaya başlarken oradan bir ses yükselir.

Buyurun benim

Der Ğırabe. Bunu demesiyle tüm herkes ona doğru gider fakat Papaz onlara durmasını söyler ve yabancıya bir şart karşılığı hayatını bağışlama hakkı tanır.

Papaz Şöyle der;

Sorduğum sorulara cevap verirsen senin yaşamana izin veririm

Yabancı kabul eder ve Papaz soruları sormaya başlar

40 sorunun ardından aldığı cevaplar karşısında herkes şaşırır ve Papazın ağzından çıkan kelimeyi bekler

Bu sırada yabancı;

Tüm sorularınızı cevapladım şimdi ben sorabilir miyim?

diye sorunca Papaz gözlerini açar ve bunu derhal öldürün diye talimat verir. Fakat oradaki rahipler ve halk bunu kabul etmez ve soracağı soruya cevap vermesini ister.

Kısa süreli bir tartışmanın ardından Papaz bunu kabul eder ve yabancının ona sormak istediği soruyu ister

Yabancı;

Cennet kapısında ne yazmaktadır?

diye sorar ve Papaz buna cevap vermez. Oradakiler ısrar eder fakat Papaz ısrarla cevap vermez.

Halk tedirgin olunca Papaz yabancıyı öldürülmesini kesim bir dille söyleyerek işin içinden ayrılır fakat Yabancı hızla ve oradakilerin soruya olan tedirginliği ile oradan kaçar.

Muhafızlar yabancının peşine koşar ve onu bir tepede yani şu anda bulunan ziyaretin tepesinde sıkıştırırlar. Tam yakalayacakları sırada kuvvetli bir ışık ile birden kaybolur.

Kaybolmasının ardından insanlar kısa süreli şok geçirir ve Cennet kapısındaki yazıyı öğrenmek için Papazı zorlarlar ve o da Kapıda Şehadeti kelime yazdığını belirtir ve uzun bir dönem geçiren hıristiyanlığın bir dönem sonuna gelinir.

Ğırabe hakkında herhangi bir bilgiye sahip olunmadığından nasıl bir alim veya ilim sahibi olduğu bilinmemekle beraber ona Seyyidna El Ğırabe adı koyulmuştur.

Papaz’ı rahatsız eden koku ise Seyyidna El Ğırabe’nin oradaki çimenlerin kokusuna sahip olmasıdır.

Bu bildiğimiz toprak çimeni olmakla beraber sadece buradaki çimenin böyle bir kokusu bulunmaktadır.

Ziyaret her hafta binlerce kişi tarafından duacı almakta ve adaklar gerçekleştirmektedirler.

Her ziyaret gibi bu ziyaretin de su ve elektrik sıkıntısı olduğunu öğrendik

Devletin ve yerel yöneticilerin bu konuda pek bir şey yapmadıklarını hatırlatmakta da fayda var.

Ayrıca bu ziyaretin yolları yapılırken olan çok ilginç hikayeyi bir sonraki yazımızda sizlerle paylaşacağız.

Hazırlayan: MeKa – Ukala [Samandağ TV]

Verdiği bilgiler için Aziz amcamıza teşekkürler.