Anasayfa / Makaleler / İnanç / Arap Alevilerin Baş Örtüsü Yalnızca Beyazdır !

Arap Alevilerin Baş Örtüsü Yalnızca Beyazdır !

Arap Alevilerin Baş Örtüsü Yalnızca Beyazdır !

Arap Alevilerin asırlardır kullandığı başörtüsü beyaz ve kenarları işlemelidir. Kadim bir kıyafet kültürü olan bu bir gelenek.
Çeyiz sandıklarına yeni gelinler için beyazdan başka başörtüsü konulmaz.Nedeni ise;

Beyaz Arap Alevilerin simgesidir!

Cenaze ,kuran vb dini rituellerde beyazdan başka renk takılmaz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Beyaz renk elbiseler giyiniz; çünkü elbiselerinizin hayırlısı beyaz olanlardır.Çünkü beyaz daha temiz ve daha hoş görünümlüdür. ”(1)
Peygamber Efendimiz giyim kuşamda bazı renkleri daha çok tercih etmiş, hem kendisi elbiselerini bu renklerden seçmiş hem de ashâb-ı kirâma tavsiye etmiştir. Beyaz, tercih ettiği renklerin başında gelir. Bu tercihin sebebi, beyaz rengin hadîs-i şerîfte de belirtildiği gibi daha temiz ve daha hoş bir görünümde olmasıdır.. Beyaz renk, iç temizliğine, hilekârlık, insanları aldatma, düşmanlık hissi ve kötü ahlâkın her çeşidinden uzak durmaya bir işaret sayılır. Beyaz, bir bakıma  insanın bütün günahlardan arınmış olarak yaratılışını temsil eder.
Beyaz elbise giymek, kibir, gurur ve kendini beğenmişlikten uzak durmanın, alçak gönüllü ve tevâzu sahibi olmanın da bir belirtisi sayılır. Çünkü beyaz rengin gösterişli ve başkalarını kıskandırıcı bir yönü yoktur. Renklerin, insanın rûhî yapısı ve kişiliğiyle ilgisi olduğu modern bilimin de kabul ettiği bir gerçektir. Suç ve suçluyu inceleyen bir bilim dalı olan kriminoloji, kişilerin hangi renklerden hoşlandığını, hangi tip ve renk elbiseler giydiğini de araştırır. Çünkü bunlar, kişilik hakkında ipucu veren unsurlardır.
Asırlardır Halkımızın beyaz giymesi onun ne derece temiz bir ruh yapısına sahip olduğunun kanıtıdır.

Kaynak:ı 1. Ebû Dâvûd, Tıb 14, Libâs 1;Tirmizî, Cenâiz 18, Edeb 46. Ayrıca bk. Nesâî, Ce nâiz 38, Zînet 97; İbni Mâce, Cenâiz 12, Libâs 5

Nesâî, Cenâiz 38, Zînet 97; Hâkim, Müstedrek IV,185. Ayrıca bk.Tirmizî, Edeb 46; İbni Mâce, Libâs 5